Tam adıyla Zinedine Yazid Zidane.. Kendi anlatımıyla “İlk önce La Castellane sitesinden Kabiliyeli bir Berberi, sonra Marsilya’dan bir Cezayirli ve son olarak bir Fransız.” Ve gerçek manasıyla bir sporcu, muhteşem bir futbolcu, harika bir kaptan, her ne kadar Materazzi’ye attığı haklı kafa tartışılsa da gerçek bir centilmen ve hayırsever, zaman zaman agresif ve acımasız, dört 

Continue Reading

Lizbon… Kesinlikle rüya gibi bir şehir. Aslında bu şehre giderken göreceklerimden ve misafirperverlikten pek de umutlu değildim. Açıkçası Fenerbahçe maçından başka bir şey de umrumda değildi. 4 saat 45 dakika süren uçak yolculuğum boyunca aklımda Fenerbahçe, dilimde “Pierre Webo, Moussa Sow’uyla, orta saha Salih Uçan’la…” tezahüratı vardı. Fakat bizi taşıyan uçak Lizbon’un üzerine doğru alçalmaya 

Continue Reading

Dile kolay… Tam 1001 maç! 1991 yılında Manchester United kariyerine başlayan en sempatik Kırmızı Şeytan, 39 yaşın verdiği tecrübeyle daha da verimli oynayarak devam ediyor futbol hayatına. Hem de Messi mi Ronaldo mu tartışmalarının yapıldığı günümüzde “Biz daha ölmedik” dercesine, kendinden onca yaş küçük gençlere taş çıkartacak, parmak ısırtacak bir performansla. Gelin Galli yıldızın kariyerine 

Continue Reading

Ne yazık ki ülkemizde bir hafta geçmiyor ki sporda şiddet içerikli bir olay olmasın. Henüz geçtiğimiz hafta Kayseri’de çok can sıkıcı bir olay yaşanmışken dün engelli sporcularımızın mücadelesinde çıkan olaylar ülkemizde büyük takım taraftarlığının geldiği noktayı çok net gözler önüne sermiş bulunmaktadır. Çok değil bir-iki hafta önce bir yazımda benim özlemim tribünlerde kol kola maç 

Continue Reading

Bugün burada maçı yalnızca sportif açıdan değerlendirerek çok daha güzel şeyler yazmak  isterdim. Ama insanın böylesine kötü yönetilen bir maçı izledikten sonra olumlu şeyler yazması da mümkün değil. Dün gece resmen hakem tarafından yönetilmiş bir katliam seyrettik. Hem de sadece orta hakem tarafından da değil. Bana soracak olursanız Aykut Hoca haklı serzenişine rağmen hala fazla 

Continue Reading

Evet doğru okuyorsunuz başlığı. Tam anlamıyla bir bağımlılıktır Football Manager. İşteyken ya da tatildeyken, belki de en yakınlarınızın yanındayken bile aklınızda yapacağınız transferler vardır. Eğer önemli maçlar varsa önünüzde, kadroyu nasıl şekillendirebileceğiniz ve zorlu fikstüre nasıl hazır olabileceğinizi düşünürsünüz. Özellikle senenin bu zamanında yani oyunun piyasaya sürüldüğü ilk günlerde başka bir şeye odaklanmanız zordur açıkçası. 

Continue Reading

Kimi zaman kızgınlık, kimi zaman öfke, kimi zaman hayal kırıklığı ama çoğu zaman sevinç, mutluluk ve paylaşımdır Futbol.. Kimi zaman Sarı’ya Lacivert ya da Kırmızı ekleriz, kimi zaman Siyah-Beyaz gözlerle bakarız sahada oynanan oyuna ama hepimizi birleştiren iki renk vardır..Tarihiyle, şerefiyle KIRMIZI-BEYAZ deriz biz ona.. Artık futbolun ve sporun ayrıştırıcı değil birleştirici unsurlarını benimsemek bence 

Continue Reading

Sevgili Arkadaşlar; İlk yazımı Moda Cafe’nin futbola olan bağlılığını anlatarak yazmak istiyorum müsadenizle.. Moda Cafe demek tutku demektir ve tabi ki tutkulu insanların olduğu yerde futbol doğal olarak vardır ülkemizde. Futbol adeta günlük yaşantının bir parçasıdır Moda’da.. Bir tarafa bakarsınız İddaa Kuponu yapan arkadaşlarımız ( içlerinden en iddaalı olanı yakında İddaa Köşemiz’de sizlerle çok değerli 

Continue Reading