İkinci Dünya Savaşı bitmişti. Manchester United yönetimi takımın başına diplomat lakaplı Matt Busby ve yardımcı antrenör Jimmy Murphy’yi getirmişti. Sıfırdan bir takım yaratan ikili, yeni kurdukları bu takımı mucizevi bir şekilde 1955-56 sezonu şampiyonu yapmış, kupayı Old Trafford’a getirmişti. United bir anda İngiltere’nin en çok sevilen takımı olmuştu. Tabi ki Manchester City taraftarları hariç. Gazeteler, yazarlar hatta sinemalar bile onlardan bahsediyorlardı. İnsanlar büyük bir coşkuyla takımın başarılı oyuncuları, Kaptan Mark Jones, David Pegg, Eddie Colman ve İngiltere kahramanı varsayılan Duncan Edwards’ı bekliyor, sarılıp imza almak için yarışıyorlardı.

Jimmy-Murphy1Bu yıldızların genç bir arkadaşı vardı. Henüz kimsenin tanımadığı, as takıma henüz adım atamamış fakat çok yetenekli toy bir genç; Bobby, Bobby Charlton..

En büyük hayali her futbolcu gibi Old Trafford çimlerine ayak basmaktı. Bunun için mücadele ediyor fakat bir türlü o güzel haberi alamıyordu Jimmy Murphy’den. Takımla birebir ilgilenen daima Jimmy olurdu. Menajer Busby çimlerin değil, taktik tahtasının, rakip analizlerinin, transfer hareketlerinin adamıydı. Ofisi ve soyunma odası onun çalışma alanıydı. Antrenman ve oyuncularla ilgili her türlü bilgi ve raporu, çok güvendiği Jimmy Murphy’den temin eder, cuma günleri kadroyu açıklar ve cumartesi soyunma odasında oyuncularıyla buluşurdu.

Manchester United’ın soyunma odası çok eğlenceli olurdu. Futbolcular hep espriler yapar, güler eğlenirlerdi. Yine bu eğlenceli günlerden birinde, günün hedefi takımın kahramanlarından Duncan Edwards’tı. Bir takım arkadaşı onu, Manchester City maçından çıkarken görmüştü; itiraf ettirmek için Edwards’ın üzerine gidiyordu. Bu eğlenceli dakikalar Bobby için ne yazık ki, antrenör Jimmy’nin “A takım, ayrılın ve beni takip edin” komutunda sona eriyordu. Sonra A takımın gidişini izliyordu toy delikanlı. 85837828_p5_143708cBir gün dayanamadı ve antrenman sonrası Jimmy’nin yanına giderek, elinden geleni yaptığını, kendisine ne zaman sıra geleceğini sordu. Jimmy, daha fazla çalışması gerektiğini söyleyerek; “Hayatım boyunca çok çalıştığı için kalp krizi geçiren bir oyuncu görmedim” şeklinde esprili bir mesajla konuyu kapatmak istedi. Fakat Bobby’nin A Takımı giderken arkasından izlemenin ne kadar zor olduğunu söyleyince, Jimmy durumun ciddiyetini anladı ve Bobby Charlton’u alıp Old Trafford çimlerine çıkardı. Ona şöyle söyledi: “Bak Evlat! İşte Old Trafford. Burası ülkenin en büyük sanayi bölgesinin tam ortası. Stadın dört bir tarafı işçilerle dolu ve burası dışında hiçbir ortak noktaları yok. Biz onların gururuyuz, onlar için dünyayı dengeliyoruz. En azından pazar sabahına kadar… Onlara en iyisini borçluyuz. Onların önünde oynamak istiyorsan, Boss Busby ve beni, 80.000 kişi önünde, en iyisini verebileceğine ikna etmelisin. Ama şimdilik bu stat, bu kulüp ve bu taraftar Bay Bobby Charlton’a hiçbir şey borçlu değil. Konuşmaya devam edelim mi yoksa çalışmaya başlayacak mısın? Biliyorsun ki başarılıları başarısızlardan ayıran yegane şey budur!”

Şüphesiz ki bu konuşma, Bobby Charlton’un hayatını değiştiren konuşma olmuştur. O günden sonra genç Bobby her gün antrenmana bir saat erken gelir ve bir saat geç ayrılır.

Fötr şapkası ile meşhur, menajer Busby, bir gün antrenmanı ziyarete gelir ve Jimmy Murphy’den Bobby Charlton ile ilgili bilgi ister. Ne kadar çok çalıştığını ve Altrincham Ligi’ni gol kralı bitirdiğini öğrendikten sonra, antrenman sahasından ayrılır. Bobby, Charlton Athletic maçında ilk 11 de sahaya çıkacağını ancak cuma günü öğrenecektir.

Cuma günü gelip çatar. Bobby Charlton’un yakın arkadaşı Duncan Edwards, müjdeyi vermek için kendisini aramaktadır. Ama Bobby ne yazık ki bu sırada kulüp doktorunun yanındadır ve bir hafta boyunca sağ ayağının üstüne basmaması gerektiğini öğrenmiştir. Müjdeyi duyunca soluğu Menajer Busby’nin ofisinde alan Bobby, ayağının iyi olduğuna ve oynamak istediğine hocasını ikna eder. Genç Bobby bir yandan bu bacakla nasıl oynayacağını düşünürken bir yandan da uyumaya çalışmaktadır ama kendisini bir türlü uyku tutmaz. Tek tesellisi, antrenör Jimmy’nin, “Kaç tane ayağın var? O halde neden sadece sağ ayağınla oynuyorsun?” tavsiyesinden sonra, her gün evinin önündeki duvarla, sol ayağını kullanarak paslaşmasıdır. Bu sayede sol ayağını da bir nebze olsun geliştirebilmiştir. Bir türlü uyuyamayan Bobby, yatağından kalkar ve en büyük hayali olan, sabah ilk maçına çıkacağı Old Trafford’un yolunu tutar. Gecenin bir yarısı Old Trafford’u izlerken, gece bekçisinin kendisini tanımaması ve Manchester United futbolcusu olduğuna inanmaması nedeniyle stattan uzaklaştırılır. Bu sayede evine dönüp biraz olsun uyuyabilir.

Bobby-Charlton-001Bobby, 6 Kasım 1956 günü ilk maçına çıkmak için Old Trafford’un soyunma odasına girdi. Bu sefer farklıydı; antrenman hazırlığı değildi. Bir daha sırtından hiç çıkartmayacağı 9 numaralı forma duvarda sahibini bekliyordu. Ve arkadaşlarının alkışları arasında formasına doğru yürüyüp, sırtına geçirdi. Matt Busby soyunma odasına girdiğinde herkes yerine oturup kendisine kulak kesilmişti. Bobby buna ilk kez şahit oluyordu. Busby rakip ile ilgili talimatları verdi, ve motivasyon konuşması için, hafta boyunca sürekli takım ile beraber olan Jimmy’ye takımı teslim etti. Fakat soyunma odasından çıkmadan çaylak oyuncuya söylemesi gereken, İngiliz futbolunun değişmezi olan bir kural vardı: “Ve sen Bobby, çık kendi oyununu oyna, onların oyununu değil.”

Manchester United:4 – Charlton Atletic:2    (2 gol, Bobby Charlton)

Manchestar United 1956-57 sezonunu da şampiyon olarak tamamladı. Üstelik Avrupa Kupası’nda da yarı finale kalma başarısı gösterdi. Bobby Charlton sezonu, ligde 14 maç 11 gol, FA Cup 2 maç 1 gol, Avrupa Kupası’nda da çıktığı tek maçta 1 gol atarak müthiş bir sezon geçirdi.

Artık Busby ve çocuklarının önünde kimsenin duramayacağı düşünülüyordu. Fakat kimsenin, başlarına gelecek felaketten ve 7 yıl şampiyonluk göremeyeceklerinden haberi yoktu. Yeni sezon bütün heyecanıyla ilerlemekteydi. Şubatın ilk haftası oynanacak olan Avrupa Kupası çeyrek final mücadelesi gelip çatmıştı. İlk maçı Old Trafford’da 2-1 kazanan Manchester United, rövanş için Yugoslavya’ya gidecekti. Fakat başka bir problem uçakvardı ki en az Avrupa Kupası yarı finali kadar önemliydi. O da sıkışan fikstür ve ulaşım problemiydi. Kızılyıldız mücadelesinden  3-3 berabere ayrılan Manchester United yarı finalde AC Milan ile oynamaya hak kazandı. Ama akıllarda ne yarı final ne de AC Milan vardı. Akıllarda İngiltere’de oynanacak maça yetişmekten başka hiçbir düşünce yoktu. İngiltere Federasyonu yöneticilerinden Mr.Hardaker, çok daha önceleri yapılan bir görüşmede, eğer Manchester United maça çıkmaz ise puan ya da puanlarının silineceğini açıkça dile getirmişti. O tarihlerde Yugoslavya’dan İngiltere’ye bir anda gitmek, hem de kış hava şartlarında uçak vasıtasıyla gitmek hiç kolay bir şey değildi. Diğer ulaşım yollarıyla maça yetişmek zaten imkansızdı. Çaresizce bunu denediler. Denemekle de kalmadılar, şanslarını oldukça zorladılar. 6 Şubat 1958 tarihinde, Yugoslavya’dan kalkan uçak, yakıt ikmali ve mola vermek amacıyla Münih’e iniş yapar. Fakat defalarca denenmesine ve arıza vermesine rağmen tekrar kalkamayan uçak, son denemede yeterli seviyeye ulaşamaz ve yoğun kar yağışıyla birlikte irtifa kaybederek yere çakılır..untitled

 

Kızılyıldız maçı öncesi gerçekleştirilen seremoni öncesi çekilen fotoğraf, Manchester United oyuncularının toplu çektirdiği son fotoğraf olarak tarihteki yerini aldı.

 

Manchester United kaptanı Mark Jones, David Pegg, İngiltere Milli Takım kaptanı Roger Byrne, Geoffrey Bent, Liam Whelan, Tommy Taylor ve Eddie Colman’ın öldükleri haberini hasta article-1328837-005D66DA00000258-371_468x343yatağında öğrenir Bobby Charlton. Takım arkadaşlarını kaybettiğini öğrenince göz yaşlarına hakim olamaz. Yerinden kalkar ve en yakın arkadaşı olan Duncan Edwards’ın yanına gider. Böbrekleri ölümcül derecede zarar gören Edwards’la sohbet eder. Fakat taburcu olup İngiltere’ye döndükten hemen sonra Edwars’ın da ölüm haberini alacaktır.

Bu kazada Edwards ile birlikte toplam sekiz kişi hayatını kaybetmişti. Harry Gregg, Bill Foulkes ve Bobby Charlton dışında sağ olan futbolcuların, artık futbol oynamaları imkansızdı. Kaza sırasında, Galli antrenör Jimmy Murphy, Galler Milli Takımı’nı yönetmek için Yugoslavya’ya gitmiş, acı olayı İngiltere’ye dönünce öğrenmiş ve ilk uçakla Münih’e doğru yola çıkmıştı. Durumun ciddiyetini doktorlardan öğrendikten sonra Bobby Charlton’ı görmek için yanına gitti. Daha sonra Menajer Busby’nin, ve en son bir daha göremeyeceğini bilmediği Duncan Edwards’ın yanına…

200px-DuncanEdwards1İlerleyen yıllarda heykeli dikilecek olan Duncan Edwars’ın ağzından dökülen sözcükler şunlardı: “Cumartesi maç saat kaçta Jimmy? Geç kalmayalım…” Bu sözcükler Jimmy için vazgeçmemek ve savaşmak için yeterliydi. Cenazeleri karşılamak için derhal İngiltere’ye döndü. Tabutlar Old Trafford’a geldiğinde, stat çevresinde 100.000 kişilik bir saygı duruşu vardı. Cenaze törenlerinin ardından acil olarak toplanan Manchester United yönetimi, kulübü kapatmaya karar verdi; fakat Jimmy Murphy buna müsaade etmedi ve yıkılmamaları gerektiğini, bunun hayatını kaybeden futbolculara büyük bir saygısızlık olacağına söyleyerek yönetimi inandırmayı başardı. Menajer Busby’nin durumunun ciddiyeti ve en az iki ay daha taburcu olamayacağı kesinleşmişti. Jimmy Murphy’nin elindeki üç futbolcusundan başka hiçbir şeyi yoktu. Tek tek bütün kulüpleri aradı ve gözden çıkarttıkları oyuncuları sordu. Genç takımdaki bütün çocukları A takıma çıkarttı. Tek kozu Bobby Charlton olan antrenör, Münih’e gitti ve taburcu olan Bobby’yi alarak İngiltere’ye geri döndü. Fakat bir problem vardı. Bobby düştüğü bunalımdan çıkamıyor ve Old Trafford’a bir daha ayak basmasının imkansız olduğunu düşünüyordu. Bununla beraber işlerin iyice zorlaşmasına rağmen maç günü gelmiş çatmıştı. Bin bir zorlukla toplanan oyunculara maçtan iki saat önce toplu imza töreni yapıldı.

 

460-bobby-charlton-with-some-young-fans-in-the-backyard-of-his-home-on-beatrice-street-ashington-211079184-4344964Bobby evinden çıkıp bara doğru yürüyordu. Sokakta oynayan çocukları gördü ve onlara katılmak istedi. İşte o an futbolu asla bırakamayacağını anladı. Maça dakikalar kala, Bobby Charlton, Old Trafford’a geldi ve soyunma odasına girip, hayatta kalan iki arkadaşına başarılar dilemek istedi. Fakat arkadaşlarının sessiz tepkisiyle karşılaştı. Soyunma odasından çıkmak üzereyken soğuk mizacı ile bilinen arkadaşı kaleci Harry Gregg seslendi: “Hey Bobby! Pazartesi idmanda görüşürüz.” Günümüzde Bobby Charlton gibi bir efsane varsa bunu resimde gördüğümüz çocuklara borçluyuz. Kim bilir, belki de Bobby Charlton, Sir ünvanını kraliyet ailesine değil, bu çocuklara borçludur.

Kazadan sonraki bu ilk maçta, Sheffield Wednesday’i 3-0 galibiyetle geçmeyi başardılar. Bu skor, bugüne kadar yaptıkları en büyük mucizeydi. Maçın sonunda spikerin dudaklarından dökülenler şöyleydi: “Old Trafford çok büyük günler gördü… Ama felaketin ardından gelen bu parlak zaferin yanında kesinlikle hiçbiri bu kadar görkemli değildi.” Daha sonra Fulham’ı Bobby Charlton’ın golüyle eleyerek FA Cup finaline kalmayı başardılar. 3 Mayıs 1958 tarihinde Wembley’de oynanacak FA Cup finalinde rakip Bolton’du ve taburcu olan menajer Matt Busby’de geri dönmüştü. Fakat United, FA Cup finalini 2-0 kaybetti…

sir-bobby-charltonBusby ve Jimmy, sekiz acı kayıptan sonra yeniden kurmak zorunda kaldıkları bu takımla, yedi yıl şampiyonluk göremediler. Kim bilir, bu acı kayıp olmasaydı, yeniden takım kurulmak zorunda kalınmasaydı, belki de George Best diye bir fenomeni asla tanımamış olacaktık… Manchester United yedi yıl sonra, Kaptan Bobby Charlton ve George Best ikilisi ile birlikte 1965 ve 1967 şampiyonluklarını yaşadılar. 1968 yılında Şampiyon Kulüpler Kupasını kazanan ilk İngiliz ekibi olma başarısını gösterdiler…

Can Uysal Can Uysal (8 Posts)

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı, Manchester City holigani. Rapaiç'i özler, Stoch'u izlerim. Çok çalıma girerim, hazır olun birazdan muzu içeri keserim.


Yorumlar

Bir cevap yazın

Unable to load the Are You a Human PlayThru™. Please contact the site owner to report the problem.