24 Mayıs 1966 Marsilya doğumlu bu adamı; dünya futbolu 1992 yılında Manchester United a transfer olmasından sonra daha iyi tanımaya başlayacaktı. İçindeki futbol aşkı ve kazanma hırsı her zaman başına dert olmuş bir adam. Bu hırs ve aşkın birleşiminden ortaya çıkan saldırganlık kimi zaman sempatik, kimi zaman itici gelmiştir bizlere. Ama hiçbir zaman onun gibi kazanmak için savaşan bir futbolcu göremeyeceğiz belki. Kariyerine 1983 yılında AJ Auxerre’de başlayan Fransız futbolcu bu forma altında sadece 13 maça çıkıp 2 gol attı. Ünlü forvet oyuncusunun bu kadar verimsiz kalmasının en önemli nedeni 1984’te vatani (ulusal) görevini yerine getirmek amacıyla Fransız Ordusu’na katılmasıydı.

Eric Cantona, Manchester United gets bookedAskerliği sona erdikten sonra 1985-1986 sezonunda başka bir Fransız takımı, Martigues’e transfer olduysa da burada hiç oynamayıp sezon sonunda ilk takımına geri döndü. 1986-1988 yılları boyunca 68 maçta oynayıp 21 gol attı. Ligdeki kariyeri pek de parlak geçmeyen Fransız futbolcu, Haziran 1988’de, aynı zamanda doğum yeri olan Marsilya takımına 2,3 Milyon Franklık bir ücret karşılığında transfer oldu. Marsilya’da daha ilk zamanlardan itibaren Eric’in huysuz davranışları su üstüne çıkmaya başladı. Moskova temsilcisi Torpedo ile oynanan dostluk maçında oyundan alınmasına sinirlenen yıldız futbolcu formasını yırtarak sahaya fırlatmış ve herkesi şaşırtmıştı. Eric’in bu agresif tavırları Marseille yöneticilerinin futbolcunun sözleşmesini gözden geçirmelerine sebep verdi.
MarsillieMontpiellerNimestumblr_mb0lvxD91E1qkjn8jo1_1280

Bu yaşananlardan kısa bir süre sonra Eric bir diğer Fransız temsilcisi Bordo’ya kiralandı. Burada sadece 11 maç oynayıp 6 gol attı. Yine 1989 yılı içinde Montpillere’e transfer olan Cantona burada başarılı bir sezon geçirdi. 33 maçta 10 gol atan Cantona, 11 maça 6 gol sığdıran formunu aratsa da takımının Fransa Kupasını kazanmasında en önemli etkenlerden biri oldu. Hırçınlıklarını Montpeiller’de de devam ettiren Cantona bu sefer de soyunma odasında bir takım arkadaşıyla kavga ederek takımdan gönderildi. Bir sonraki sezon eski takımı Marsilya’ya dönen Cantona’nın sakatlıklar peşini bırakmadı. Diz bağlarının kopması onun sadece 18 maçta 8 gol ile yetinmesinin en büyük nedeniydi. Sakatlığının vermiş olduğu zorluklar, kendisini birdenbire oyun dışında görmesine sebep oldu ve tam 3 ay sahalardan uzak kaldı. Sezon sonunda Marsilya şampiyon olmuştu ve Cantona çok fazla destek olamasa da Fransa’daki ilk lig şampiyonluğunu yaşamıştı. Marsilya’ya geri dönen Fransız futbolcu bu durumda kulübe yararlı olamayacağı düşüncesiyle sezon sonunda bir başka Fransız temsilcisi olan Nimes’e 1 Milyon Frank karşılığında gönderildi. Burada takımın kaptanlığını yaptı. Fransız Ligi’ndeki kariyeri gel gitlerle dolu olan ünlü futbolcu Nimes’te de hırçınlıklarına devam etti. Bir maç esnasında hakeme topu fırlatmasından dolayı disiplin kuruluna sevk edildi. Disiplin kurulu Eric’in davranış bozukluklarını değerlendirmeye aldı ve ünlü futbolcuya bir ay hak mahrumiyeti cezası verdi. Bu karar üzerine Cantona, Federasyon yetkilileri ile Disiplin Kurulu yöneticilerine “salak ve beyinsiz” dedi ve birden cezasını iki aya çıkarttı. Bu cezaların ardından 1991’de kulübü tarafından kontratı feshedildiğinde üzerindeki büyük baskılardan da ötürü kendisi de futbolu bırakmaya yanaştı. Zaten federasyon da bırakması için üzerinde sürekli baskı yapıyordu. Daha 25 yaşında olan Fransız yıldız federasyonun bu fikrine ikna olmayarak İngiltere’ye gitti. Sheffield Wednesday’in deneme teklifini reddeden yıldız oyuncu 31 Ocak 1992 tarihinde Leeds United’a katıldı. Leeds United’ın Lig 1 Şampiyonluğunu kazanmasında büyük pay sahibi oldu. Ülkesinde çok da fazla sevgi bulamayan Eric’e Leeds United taraftarları şarkılar yaptı. Golleri, stili, tavırları ve şahsına münhasır hareketleriyle Elland Road’da adeta bir simge haline geldi. Oynadığı 28 karşılaşmada 9 gol atan Eric Cantona’yı Premier Lig temsilcilerinin fark etmesi hiç de zor olmadı. Manchester United’ın başında bulunan Alex Ferguson, Fransız futbolcuyu takıma istediğinde bir çok kişi kariyeri “verimsizliklerle” dolu olan 25 yaşındaki bir Fransızın takıma çok da fazla fayda getirmeyeceği ve kısa süre içerisinde başka bir takıma gideceğini düşünüyordu. Cantona’nın ise Manchester taraftarı hakkında yaptığı yorumu ise şöyle oldu; “Onları ilk gördüğümde bu çocuklar Manchesterlı, bana dokunduklarında, benimle konuştuklarında onları mutlu etmek ve bugüne kadar gördükleri tüm futbolculardan farklı olduğumu göstermek istedim…”canto11

MANCHESTER UNITED YILLARI

Kariyeri boyunca birçok yanlış hareket yapan, federasyonlardan ceza alan, kulüplerden gönderilen yaramaz futbolcu Manchester’da mükemmel bir performans sergiliyordu. Öyle ki 26 seneden beri şampiyon olamayan Manchester’ı yeniden şampiyonluğa taşıdı. 1993, 1994, 1996 ve 1997 senelerinde takımıyla şampiyon oldu. 1994’te PFA tarafından yılın oyuncusu seçilen Cantona İngiltere’de çok büyük işler yapıyordu. Cantona futbol hariç haftada reklam gelirleri ve sponsorluk anlaşmaları dahilinde 32.000 $ kazanıyordu. Kendi ülkesinde vasatın üstüne çıkmayan bir futbolcu görünümü sergileyen Cantona İngiltere’de adeta yeniden doğmuştu. Arada bir huysuzluk çıkarttığı da oluyordu tabi. Bir keresinde eski mekanı Elland Road’a geldiğinde bir taraftarla ağız dalaşına girmiş ve 1000 Pound para cezası ödemek zorunda kalmıştı. Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda Galatasaray ile karşılaşan Manchester United’ta Cantona yine sahneye çıkmış ve oyundan atıldıktan sonra hakemi şike yapmakla suçlamıştı. Daha sonra da bir Türk polisiyle ağız dalaşına girip kavga etmesi futbolcuyu Şampiyonlar Ligi’nden 4 maç uzaklaştırılmasına kadar götürüyordu. Yeni hamile olan eşiyle kendisinin görüntüsünü almaya çalışan TNT muhabirini tartaklaması ise unutulmadı. 1995 ise biraz farklıydı. Bugüne değin bir çok olay çıkartan ve sansasyon yaratan ünlü sporcu belki de futbol yaşantısının en büyük, en bariz ve en belirgin hatasını 1995 senesinde Manchester’ın Crystal Palace’a karşı oynadığı maçta yaptı. Eric maç sırasında rakip takım oyuncusuna yaptığı sert müdahaleden ötürü kırmızı kart görüp oyundan atıldıktan sonra tünele doğru ilerliyordu. İşte o sırada yerinden kalkıp parmaklıkları aşan ve Eric Cantona’ya bir şeyler söyleyen bir İngiliz ortaya çıktı. Fransız futbolcu söylenilenlere çok sinirlenmiş olsa gerek alt tribünlerin bulunduğu yere doğru koşarak Matthew Simmons adlı taraftara “uçan tekme” attı. Sadece İngiltere değil o anda maçı izleyen herkes adeta şoke olmuştu. Kişilerin daha sonra alınan ifadelerinde Simmons sadece “Dışarı, dışarı, dışarı! Haydi Eric, yatak vakti geldi!” diye bağırdığını söylediyse de Eric holigan diye adlandırdığı Simmons’un kendisine “Seni gidi pis Fransız ***i! Ülkene geri dön pis Fransız!” dediğini iddia etmişti. İki haftalık hapis cezası 120 saat kamu yararına hizmete dönüştürülen Cantona aynı zamanda 9 ayda futboldan uzaklaştırılma almıştı. Hareket bütün dünyada olay olmuştu. Matthew Simmons’a koşarak attığı o ünlü uçan tekme İngiliz Basını tarafından “kung-fu kick” diye adlandırılmış ve bu olay spor tarihine simgesel bir hareket olarak geçmişti. Observer gazetesinin okuyucuları gelmiş geçmiş en çarpıcı spor olaylarına oy verirken bunların büyük bir bölümü de Cantona’nın ünlü tekmesine gitmişti. Observer’ın muhabirlerinden Duleep Allirajah, Cantona’ya futbol hayatın boyunca yaşadığın en iyi anı hangisi diye sorduğunda Cantona’nın cevabı şöyle olmuştu; “En iyi an mı? Geçirdiğim çokça güzel zaman var ama sanırım ben Crystal Palace’taki maçta o holigana attığım tekmeyi tercih ediyorum.”article-2186011-147A006D000005DC-774_634x590

9 ay sonra takımına geri döndü. Kısa bir süre sonra yeniden futbola adapte olup başarılı maçlar çıkarttı. 96-97 sezonunda takım kaptanı Steve Bruce sakatlandı ve havaya kaldırmaları gereken bir şampiyonluk kupası vardı. Cantona başından geçen olayı kısaca şöyle anlatıyo; “Steve’in yanına gidip onu ayağa kaldırmak ve en ön sıraya kadar götürmek istedim. Çünkü kupayı o kaldırmalıydı. O takımımızın kaptanıydı. Gelmeyi kabul etmedi ve ben daha fazla ısrar etmeye başlayınca ben daha önce çok kupa kaldırdım şimdi sıra sende dedi. Bu mükemmel bir duyguydu.” Cantona böylece kaptanlığa da getirilmişti.

KRALIN VEDASI

18 Mayıs 1997. Dünya futbolu beklemediği bir basın toplantısıyla karşılaştı. 31 yaşına basmasına yalnızca 6 gün kalan Cantona futbolu bıraktığını açıkladı… Cantona’nın vedası büyük şaşkınlık yaratmıştı. Daha 31 yaşındaydı. Haberi duyan Manchester taraftarları Old Trafford önünde kalabalıklar oluşturdu. Alex Ferguson bir basın toplantısı düzenleyerek emekliliği doğruladı. Hırçın kral artık yoktu… Cantona yaptığı açıklamada şöyle konuşmuştu; “3 yıldan beri futbol oynuyorum. Bu çok uzun bir zaman. Şimdi yapmak istediğim diğer şeyleri yapacağım. Ben hep kariyerimi en yüksek noktadayken bitirmeyi planladım ve görüyorum ki bugün kariyerimin doruk noktasına ulaşmış durumdayım. Son dört buçuk senemde en iyi şekilde futbol oynayıp, çok güzel zamanlar geçirdim. Menajerimle, antrenörümle, personelle, futbolcularla, korumam Ned ile ve elbetteki tüm taraftarlarla harika bir ilişki kurdum. Diliyorum ki Manchester United gelecekte de büyük başarılara imza atacaktır. Bugün kendimi yarı İngiliz, yarı Fransız, yarı İrlandalı hissediyorum. Hoşçakalın!”

Zamanın Başkanı Edwards, Eric’i kararından döndürmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştı. Tek söylediği; “Eric’in kararına saygı duyuyorum ve herkes bilmeli ki Eric Cantona kulüp tarihimizde hiç de kolay olmayan bir çözücü görevi üstlenmiştir.

FUTBOL SONRASI

Football legend Eric Catona stars as Hard hitting policeman Damien Forgeat-775895Eric Cantona dönemi ansızın kapanıvermişti. Futbolu bıraktıktan sonra çalkantılı ve başarılı futbol kariyerininde yardımlarını arkasına alarak futbolculuktan film oyunculuğuna terfi etti. Resim ve felsefe ile uğraşını daha aktif olarak devam ettirdi. Bir dedektifin genç bir katile aşık olmasını konu alan L’Outremangeur adlı filmde 160 kiloluk bir dedektifi canlandırdı. Bu film seyirciden büyük alkış topladı. Cantona’yı devamlı reddeden Fransızlar onu bu sefer de Marsilya aksanı ile konuştuğu için beğenmediler. Ama buna karşın eski futbolcu yeni sinemacı Cantona çevirdiği Apporto Moi Ton(Bana Aşkı Getir) isimli kısa filmle Fransız Kısa Film Festivali’nde en iyi film ödülünü alarak kendisinin görmezlikten gelinemeyecek bir insan olduğunu yine kanıtladı. Gençlik yıllarında Fransız Ulusal Futbol Takımı’nda agresif karakteri nedeniyle yeteri kadar yer bulamayan (43 kez ulusal oldu, 20 gol attı) Cantona bu sefer de Fransız Plaj Futbolu Takımı’nın başına geçti ve hem takımını yönetmeye hem de futbol oynamaya başladı. cantona2

Futbolculuk kariyerine efsane futbolcu Eusebio’nun jübilesiyle başlayan Cantona ardında bıraktıklarıyla daha 31 yaşında “efsane” olma onuru yaşayan nadir futbolculardan biri olsa gerek. Cantona hayatına filmleri, resimleri, felsefesi ve diğer uğraşlarıyla devam ediyor. Bunca doyumuna karşın Cantona her fırsatta futbola olan özlemini ve tutkusunu dile getiriyor. Onun futbol aşkını  Çevirdiği bir film sonrası yaptığı röpotajda “Hiçbir şey son dakikada atılan bir golle çok önemli bir maçın kazanılması hissini veremez” cümlesinden anlayabilir.

 

 

 

Koray D Koray D (1 Posts)

Eski amatör, yarı prof. futbolcu


Yorumlar

Bir cevap yazın

Unable to load the Are You a Human PlayThru™. Please contact the site owner to report the problem.