Tam adıyla Zinedine Yazid Zidane.. Kendi anlatımıyla “İlk önce La Castellane sitesinden Kabiliyeli bir Berberi, sonra Marsilya’dan bir Cezayirli ve son olarak bir Fransız.” Ve gerçek manasıyla bir sporcu, muhteşem bir futbolcu, harika bir kaptan, her ne kadar Materazzi’ye attığı haklı kafa tartışılsa da gerçek bir centilmen ve hayırsever, zaman zaman agresif ve acımasız, dört dörtlük bir aile babası ve hepsinden önemlisi yaşayan bir efsane.

zidane-cannes-iyi-orta-gol-getirirZizou’nun kariyerini rakamlarla sınırlandırılmış kelimelerle anlatmak çok zor. 23 Haziran 1972’de Marsilya’da doğan Zidane, futbola 1982 yılında, yaşadığı mahallenin US Saint-Henri kulubünde başlar. Daha sonra 14 yaşına kadar SO Septèmes-les-Vallons takımında forma giyer ve 1986 senesinde 3 günlük bir deneme esnasında libero mevkiinde oynarken rakip takımların forvetlerine kendi ceza sahası içinde attığı çalımlarla dikkatleri üzerine çeker. AS Cannes takımının yetenek avcısı Jean Varraud futbolcuyu bu kulübe çağırır ve böylelikle futbolcunun profesyonel kariyeri de henüz 15 yaşındayken bir anlamda başlar. Zizou 16 yaşına bastığında takımın teknik direktörü Jean Fernandez tarafından A takım seviyesine yükseltilir. İlk Ligue 1 maçına da 20 Mayıs 1989 tarihinde, yani henüz 17 yaşına basmadan, FC Nantes Atlantique takımına karşı çıkar. Bundan iki sene sonra, 1991 senesinde ilk golünü de yine bu takıma karşı kaydeder. Futbolcuyu kulüpteki performansı 1992 senesinde Girondins de Bordeaux’ya taşır ve tüm dünyanın, bu belki de dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusuyla tanışma şansını yakalamasının da önü açılmış olur.

 

Dört sene süren Bordeaux kariyeri, başarılarla devam eden sporcu kariyerine bir de UEFA Kupası Finali sıkıştırmayı başarır. Real Betis’e 40 metreden attığı muhteşem füze hala konuşulurken, takım çeyrek finalde Milan’ı da saf dışı bırakır. Yarı finalde dönemin flaş takımı Slavia Prag’ı da geçen takım finalde Bayern Münih’in rakibi olur ve Zizou’nun cezalı olduğu ilk maçı ve ikinci maçı da kaybederek UEFA Kupası ikinciliğini kazanırlar. Fakat şampiyona sona erdiğinde tüm futbol otoriteleri Bordeaux’nun başarısından çok takımı bu seviyeye getiren üçlüden, yani Lizarazu, Dugarry ve en çok da Zidane’dan bahsetmektedir. İşte bu söylentiler Zidane’ın futbolunu bir üst seviyeye taşıyacağı Juventus’un kapılarını ona açar.

1996 yılında 35 milyon Fransız Frankı karşılığı transfer olduğu kulüp kariyeri; Bordeaux’yla geçen yorucu sezon, yaptığı trafik kazası ve yine kötü geçen Avrupa Şampiyonası sonrasında pek de parlak başlamayan ve ilk üç ayını hayal kırıklıkları, akıllarda kalan soru işaretleriyle geçirdikten sonra uyum sürecini atlatan Zizou tam anlamıyla patlama yapmıştır. Otoriteler bir futbolcuya verilebilecek en üst puanları verirken bizler de seyirciler olarak ekranlarımızın başında büyüleniyorduk. Beş sene süren Juve kariyerinde 1997 ve 1998 senelerinde Scudetto yani Serie A Şampiyonluğu, 1997 senesinde İtalya Süper Kupası ve yine 1997 ve 1998 senelerinde iki Şampiyonlar Ligi Finalistliği kazanmıştı. Ama bunlar Zidane’a yetmiyordu. O her zaman karakter olarak en üstte olmayı istiyordu ve yetenekleri de onu bu isteğinde fazlasıyla haklı kılıyordu. Bütün bu nedenler, Zidane’ın kulüp bazında kariyerine noktayı koyacağı, her futbolcunun en üst nokta olarak gördüğü Los Galacticos’a transferini gerçekleştirdi.

zidane-şampiyonlar-ligi-iyi-orta-gol-getirir2001 yılında dönemin en pahalı bonservis ücretiyle, 77 milyon avroya karşılık 20. Yüzyılın en büyük takımı ünvanının sahibi Real Madrid’in yolunu tutan sporcu, ilk senesinde La Liga ve kariyerindeki tek Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kazanır. Kupanın finalinde Bayer Leverkusen’le karşılaşmış ve kariyerinin en güzel gollerinden birini, hem de “Zidane’ın en zayıf noktalarından biri sol ayağının yetersiz olması” tartışmaları yaşanırken, bu fikre sahip insanları utandırırcasına sol ayağıyla rakip filelere bırakmıştır. Fakat bu seneden sonra Real Madrid’de yaşanan kulüp içi sıkıntılar ve futbolcular arasında oluşan derin çatlaklar Zidane’a 2006 senesinde, Dünya Kupası’ndan sonra emekliliğe ayrılma kararını verdirmiştir. Futbolcu Fransız Canal+’ya verdiği demeçte artık en üst seviyede futbol oynamayacağını söyeleyerek dünya çapında milyonlarca ve belki milyar düzeyindeki hayranını üzmüştür. Real Madrid formasıyla son maçını Villareal’e karşı oynayan futbolcu, herhangi bir kulüp formasıyla kaydettiği son golünü de bu maçta kafayla atmış ve aktif kulüp kariyerine son noktayı koymuştur. Bu maçta stadyumda bulunan tüm seyirciler, futbol tarihinde eşi benzeri zor görülecek şekilde Santiago Bernabeu tribünlerine “5” numaralı Zidane formalarını giyerek gelmişler ve üzerinde “Gracias por tu magia” yani “büyücülüğün için teşekkürler” yazılı dev bir pankart açmışlardır.

zinedine-zidane-dünya-kupası-iyi-orta-gol-getirirZizou’nun kulüp kariyerine paralel ilerleyen, başarılarla dolu milli takım kariyerine değinmek gerekirse, belki de bir futbolcunun çocukluğundan itibaren milli forma altında hayalini kuracağı her kupayı kazanmış olduğunu söylememiz yeterli olur. Le Bleu yani Fransız milli takımının bir parçası olarak kariyeri, 1994 senesinde Çek Cumhuriyeti’ne karşı çıktığı ilk maçta 2-0 mağlupken oyuna sonradan dahil olarak ve skoru 2-2’ye getiren golleri atarak başlayan Zidane, milli takım kariyerini aynı başarıyla sürdürmüş ve sonlandırmıştır. 1996 senesinde katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda takım arkadaşlarıyla beraber yarı final oynayan Zizou, 1998 senesinde kendi ülkesinde düzenlenen Dünya Kupası’nda henüz ikinci maçında Suudi Arabistanlı futbolcuya yerde yatarken kasten basmış ve FIFA tarafından 2 maç ceza almıştı. Bir anda tüm eleştirilerin hedefi haline gelen futbolcu İtalya’ya karşı oynanan çeyrek final maçında sahalara dönmüş ve oynadığı futbolla kendisini eleştirenleri susturmayı başarmıştı. Yarı finalde turnuvanın sürpriz takımı Hırvatistan’ı eleyen Fransa finalde tüm otoritelerin beklediği üzere Brezilya’nın rakibi olmuştu. Aslında maç öncesinde hakim görüş Brezilya’nın maçı alacağı olmuşsa da, Zizou oynadığı futbol ve attığı iki nefis kafa golüyle buna şans tanımamıştır. Turnuva sonrası gece boyunca Fransız taraftarlar, dönemin Cumhurbaşkanı adaylarından Le Pen’in ırkçı söylemlerine de gönderme yaparak, Fransa sokaklarında “Cumhurbaşkanı Zizou” diye tempo tutmuşlar ve futbolcuyu hakettiği şekilde onurlandırmşlardır. Zidane aynı yıl FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilmeyi başarmıştır.

Bu turnuvadan iki yıl sonra bu kez Avrupa Şampiyonası’nda klasını konuşturan futbolcu takımının Dünya ve Avrupa Şampiyonalarını üst üste kazanan tek takım olma ünvanını kazanmasında başroldeydi. Sonraki iki turnuvada bireysel olarak başarılı olmasına rağmen hayal kırıklıkları yaşatan takımın parçası olan Zizou, 2004 Avrupa şampiyonasının ardından milli takımı bırakma kararı almış ve bundan tam bir yıl sonra fikrini değiştirerek milli formayı, kaptan olarak yeniden üzerine geçirmiş, 2006 Dünya Kupası’na bir çok farklı açıdan damgasını vurmuştur.

zinedine-zidane-marco-materazzi-kafa-iyi-orta-gol-getirirTurnuva boyunca gösterdiği başarılı performans takımını favori olarak finale çıkarmasına yetmiştir fakat işte tam burada Zidane için kariyerinde çok önemli bir tarih olan 8 Temmuz 2006 devreye girer. Dünya Kupası Finali.. Maç boyunca gösterdiği muhteşem performansı gölgede bırakan olay, bir pozisyonda formasını fazlasıyla çeken Materazzi’ye “formamı o kadar çok istiyorsan, maçın sonunda veririm” demesiyle başlamış, İtalyan’ın “fahişe kız kardeşini tercih ederim” cevabıyla devam etmiş ve Zidane’ın rakibine kafa atmsıyla son bulmuştur. Kendi ülkesinde ve dünyanın genelinde yaptığı bu harekete rağmen destek gören ve haklı bulunan, hatta bu olay Paris’te heykeli yapılarak ölümsüzleştirilen Zizou, FIFA tarafından üç maç ve 7500 İsviçre Frankı’yla cezalandırılmıştır. Buna rağmen Zidane’ın “Yılın En İyi Oyuncusu” ödülü geri alınmamıştır. Bu aslında futbolcunun ilk defa soğukkanlılığını kaybetmesi değildir. Daha önceleri de 1998 Dünya Kupası’nda rakibine kasten basmış ve 2000 senesinde Şampiyonlar Ligi’nde Juventus formasıyla, Hamburg maçında defans oyuncusu Jochen Kientz’e ikisinin de yerde olduğu bir pozisyonda kafa atmış ve kırmızı kartla oyundan ihraç edilerek 5 maç ceza almıştı. İşte futbolculuk kariyeri böylesine trajedik bir olayla sona ermiştir Zidane’ın.

Aktif oyunculuk kariyerine son veren futbolcu, futboldan uzak kalmak istemediğini belirtmiş ve Real Madrid kulübünün çeşitli seviyelerinde hizmet vermeye devam etmiştir. Halen bu başkent ekibinin yönetim kurulunda olan Zidane, başkan Florentino Perez’in danışmanı ve kulübün sportif elçisi olarak görevini başarıyla sürdürmektedir.

Seni izleme fırsatı yakaladığımız için çok şanslıyız Zizou.. Teşekkürler bizlere bu tarifi imkansız seyir zevkini yaşattığın için.. GRACIAS POR TU MAGIA!!!

Tolgahan Umur Tolgahan Umur (8 Posts)

04.12.1983 - İstanbul. Futbol Seyircisi, Futbol Taraftarı, Futbol Hayranı, Bir Fanatik.


Yorumlar

One Comments

  • Hasan Selcuk Gürel
    Hasan Selcuk Gürel 16 / 03 / 2013 Reply

    efsane adama efsane yazı olmuş tebrik ederim…

Bir cevap yazın

Unable to load the Are You a Human PlayThru™. Please contact the site owner to report the problem.