Bugünlerde konuşulması gereken fakat bazılarımızın göremediği, bazılarımızın da başarının arkasına sakladığı konuları ele alacağım. Bu yazının sonunda bazılarınız hak verecek, bazılarınız nokta tespit kanaatine varacak. Bazılarınız gülüp geçecek, bazılarınız da beni “küçük grup” ilan edecek.

Yazıma üç soru ile başlamak istiyorum. Şu sıralar bildiğiniz üzere transfer dönemi başladı. Soru 1: Fenerbahçe taraftarında transfere yönelik bir merak veya heyecan gören var mı? Soru 2: Teknik direktör, gerçekten teknik direktör mü? Soru 3: Bütün spor camiasının, “bizim çocuk” mantığıyla sustuğu, kalemine mühür vurduğu ve nihayet bir noktada sabrı tükenen Rıdvan Dilmen’in sorduğu ve cevabını hala bilmediğimiz soru; “Fenerbahçe’nin gol planı nedir?”

Fenerbahçe yönetiminin Ziegler’e teşekkür mesajından sonra266954_santos Andre Santos dedikoduları türemeye başladı. ben de dahil herkes çok ister onu tekrar burada görmeyi. Ama benim merak ettiğim şey, Andre Santos defansa yardım edecek mi? Gülmeyin! Emin olun Aykut Kocaman bunu düşünecektir. Ve bu sorunun, aslında  ne kadar sıkıntılı bir soru olduğunu anlatacağım sizlere.

Her şeyden önce Fenerbahçe’nin bizlere yaşattığı gurur için teşekkür ederim. Fakat eleştirilmesi gereken her şeyin üstü ya örtüldü ya da bu başarının arkasına saklandı. Benfica, Fenerbahçe’den çok da üstün bir takım değil. Ayrıca Lizbon’da üstün oynaması da olası bir durum. Fakat Fenerbahçeliler, Lizbon’da oynanan oyundan gerçekten memnun kaldılar mı? Bu mudur Fenerbahçe? Rakip Barcelona mı Bayern mi?

Fenerbahçe bu başarılara imza atarken, büyük takım kimliğinden ödün vermiştir. Sahaya çıktığı kadro ve oynadığı futbol ile bu çok aşikar. Gol silahı olan bütün oyuncular takımdan uzaklaştırıldı veya 11’de şans verilmedi. Sene başı Alex gibi bir yıldız, gol ve asist kralının ipi, teknik direktörün 4-4-2 isteği ile çekildi. Tüm Fenerbahçeliler’in aklına gelen kadro ve oyun planı şuydu. Defans dörtlüsü, Gökhan, Yobo, Egemen, Hasan Ali, orta saha M.Topal, R.Meireles, sağ kanatta Krasic, solda Stoch, forvette ise Kuyt ve Sow. Nihayet çift forvet, nihayet yalnız kalarak harcanıp giden onca forvetlere Sow eklenmeyecek görüşü hakim oldu. Peki ya sonra ne oldu? Bir baktık ki aylarca formu yukarı çekilemeyen Krasic’in yerine top sürmek, orta yapmak, son çizgiye inmek gibi hiçbir kanat özelliği taşımayan Kuyt oynuyor. Forvette Sow yine tek başına. Bir de baktık ki Fenerbahçe tekrar tek forvet oynuyor ve yeni Alex, Baroni olmuş. 164996hp2

Son iki yıla çalımları ve golleri ile damga vuran, Messi ve Falcao’nun bakışları arasında Puskas Dünyada Yılın Golü ödülünü almış Miroslav Stoch, yedeklere dahi giremiyor. Gösterilen gerekçe ise form durumu. Ülkesi Slovakya’ya giden Stoch’a sorulan soru şu oldu: “Hey Miro, Puskas Ödülünü Messi ve Falcao’nun elinden kaptın. Ama takımında ilk on birde sahaya çıkamıyorsun. Bunun sebebi nedir?”  Futbol üzerine hiçbir düşünür, hiçbir taktik plan veya farklı bir oyun kültürü olmayan üçüncü sınıf bir futbol ülkesi olan Slovakya’da bile, Stoch’un sözleri gayet anlaşılırdı… “Hocam benim yerime bir sol bek arkadaşı tercih ediyor.”

Ben her ne kadar Alex ve Stoch’un bu durumlara gelmesinin sebebinin başka olduğunu bilsem de, yine de Aykut Kocaman’a saygısızlık etmemek adına, söyledikleri üzerinden yorumlamak istiyorum.

Stoch, sol bekine yardım etmiyor. Bunu düşünüyor ve tercihini Caner’den yana kullanıyor hoca. Ve herkes alkışlıyor. Ama alkışlayan spor camiası, neden devre arasından sonra Webo tek forvet oynayıp, Sow’un sol açıkta oynadığını, Sow’un beke yardım edip etmediğini, ayrıca Sow’un gol bölgesinden neden uzaklaştırıldığını, daha önceleri Stoch’u kesip Caner’i oynatma sebebiyle şu an yaptığının çelişip çelişmediğini sormuyorlar. Alex’in çift forvet oynamak için gönderildiği, ama neden çift forvetle oynamadığını da sormuyorlar.

Asıl soru şu arkadaşlar. Stoch mu bekine yardım etmeli, yoksa bek mi Stoch’a? İşte bu noktada hocanın düşüncelerini ve oyun anlayışını okuyabilirsiniz. Dünyanın her büyük takımında oynatılan bekler hücuma yöneliktir. Fakat küçük takım hocaları kanatların beke yardımını beklerler. Senin ezeli rakibin sol bekte, asıl mevkisi sol açık olan bir oyuncuyla maça çıkıyor, acaba bunun ne demek olduğunu, sahadaki oyuncuların bundan ne gibi bir anlam çıkarttıklarının farkında mısın Aykut Kocaman? Biri Aykut Kocaman’a şampiyon olduğu senenin ilk 11’ini hatırlatmalıdır. Fenerbahçe büyük takımdır. Solda Stoch, sağda Krasic veya bir başkası, Kuyt ve Sow forvetiyle, ön liberosuz, Emre ve Salih ya da Meireles ile maça çıkar, çıkmalıdır. Uyarılması ya da kesik yemesi gereken mevki sol bektir.

“İleriye yeterince destek verebiliyor mu yoksa veremiyor mu?” olmalıdır büyük takım hocasının düşünmesi gereken. Şunu bir düşünün; Zico zamanında formayı kapan Gökhan Gönül, Aykut hoca zamanında olsa formayı kapabilir miydi? Evet kapardı, ama sağ açık oynardı. Çünkü savunmaya yardım etmesini isterdi Kocaman. Önder Turacı’nın önünde oynatırdı. Unutmamamız gereken bir şey de şudur: Ben de dahil birçok Fenerbahçeli’nin Daum’u beğenmeme lüksü olduğu zamanlarda, solda Andre Santos ve Stoch oynuyordu. Bu takımda bir forvet ve Alex oynuyordu. Peki defansa kim yardım ediyordu? Ya da bu Daum’un umurunda mıydı? Peki Aykut Hoca’ya sorum şu: Sol beke Andre Santos’u alırsan defansa yardım edecek mi yoksa etmeyecek mi ? Bence sen ne yazık ki kara kara bunu düşünüyorsun..

aykut kocamanAykut Kocaman’ın Fenerbahçe ile ilgili taktik ya da teknik her hangi bir görüşü olmadığı gibi, Büyük Fenerbahçe’nin, küçük hocası olduğunu düşünüyorum, bu benim naçizane görüşümdür. Aykut Kocaman’ın Benfica maçı dizilişi sağdadır, ve yarı sahanın gerisindedir. Eğer siz bu dizilişle solda iki tane bek ile sağda Kuyt ve çift ön liberoyla maça çıkıyorsanız, oyuncularınıza her hangi bir direktif vermenize gerek yoktur. Onlar zaten defansa yatmaları gerektiğini anlarlar. Bu taktik dizilişte bir tek gol planınız olabilir. O da defanstan uzun atılan topu Salih tutar ve saklar, kendisine yaklaşan Baroni’ye döner. Baroni sağdan yardıran Gökhan’ın önüne atar. Ondan sonrası Allah kerim.. Ya Sow’a gelir gol olur, ya da kaleciden sekerse Kuyt karambolden gol atar.. Ve bu plan, işi şansa bırakmaktır.

Bir baktık ki Gökhan, hepimizin yüreğini ağzına getiren sakatlığı yaşadı. Şahsen ben, o dakikada orta sahada görev yapan Mehmet Topuz’un sağ bekte bu görevi üstleneceğini, Salih’i biraz geri çekip nihayet Stoch’u forvetin arkasına alacağını düşünmüştüm. Ama Gökhan Gönül’ün yerine oyuna giren Bekir oldu. Oyuncular böyle mesajları hiç kaçırmazlar, bunu da ancak büyük takımın büyük hocası bilir. Hiç kimsenin unutmaması gereken ise şudur; Fenerbahçe bu maçta penaltı hariç ilk şutunu, son dakikalar da oyuna giren Miroslav Stoch’un ayağından bulmuştur..

Maçın ardından, dayanamayan Rıdvan Dilmen’in sorusu herşeyi açıklıyor: “Bugün Fenerbahçe’nin gol planı neydi?”

Transfer sezonu Fenerbahçelileri hiç heyecanlandırmıyor. Çünkü onlar, yıldız bir forvet gelirse Sow’un sol kanada geçeceğini biliyorlar. Yıldız bir sol kanat gelse, defansa yardım etmiyor diye kesik yiyecektir. 10 numara gelse Fenerbahçe yine tek forvete dönecek. Çok sevdiğimiz Kuyt forvete dahil olamayacak ve sağ açıkta hiç alakası olmayan Kuyt’ı seyretmek zorunda kalacağız. Bu değneğin her ucu kötü yerlere gidiyor. Değişmesi gereken şey mevkiler, topçular ya da başka bir şey değil. Değişmesi gereken Aykut Kocaman’ın hiç var olmamış oyun görüşü; ya da Aykut Kocaman’ın ta kendisi.. Doğru mu Samet?

Can Uysal Can Uysal (8 Posts)

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı, Manchester City holigani. Rapaiç'i özler, Stoch'u izlerim. Çok çalıma girerim, hazır olun birazdan muzu içeri keserim.


Yorumlar

One Comments

Bir cevap yazın

Unable to load the Are You a Human PlayThru™. Please contact the site owner to report the problem.