Futbol severlerin birçoğuna sorsanız ve deseniz ki; transfer adına en büyük çılgınlığı hangi takımdan beklersiniz? Cevaplar büyük olasılıkla R. Madrid, M. City, Chelsea veya P.S.G olacaktır. Bunu bir de Liverpool taraftarına sorun..

Eski günlerini mumla arayan, başta KOP olmak üzere Liverpool taraftarı, son yıllarda takımlarının yönetimini şaşkınlıkla seyrediyorlar. Babalarının hatta dedelerinin, sokağa gururla çıktığı günleri tekrar yaşamak için her yeni sezona umutla giriyorlar. Ama olmuyor… Harcanan milyonlarca euroya rağmen, bir türlü şampiyonluklara ambargo koydukları o yıllar geri dönmüyor.

Son şampiyonluğunu 89-90 sezonunda yaşayan Liverpool taraftarına, birisi çıkıp, bu günden sonra uzun yıllar şampiyonluk göremeyeceksiniz deseydi, sarhoş muamelesi görürdü. Ama gerçek oldu…

liverpool

Ronny Rosenthal, Ian Rush, Ronnie Whelan, Alan Hansen ve John Barnes gibi usta ayaklarla şampiyonluğa uzanan Liverpool, ciddi bir revizyona gittiği 90’lı yılların ortalarında, Phil Babb, Björnebye, S. McManaman, P. Berger, Robbie Fowler gibi yıldız gençlerin arasına, son şampiyonluğunu yaşadığı sezon kadrosunda bulunan tecrübeli Barnes’ı da monte ederek  harika bir takım kurmasına rağmen, Ferguson’un mucizevi çocuklarını alt etmeyi başaramadı.

Bir zamanlar Anfield Road’u bu kadar büyük yıldızlar süslerken, şimdi kimler süslüyor dersiniz? İşte bu soruyla Liverpool taraftarının yüreğini titretebilirsiniz.

 

Liverpool taraftarı son yıllarda kaptan Steven Gerrard ve Luis Suarez dışında kaliteli isimler izlemeyi unuttu. Her yıl inanılmaz bir transfer sirkülasyonuna imza atan Liverpool’da ne başarı geliyor, ne de mali tablolarda bir düzelme mevcut. 2007 yılında yüksek borçları yüzünden satılmak zorunda kalan Liverpool’u alan Tom Hicks ve George Gillett ikilisi, beceriksiz transferleri ve kulübün git gide içinden çıkılmayacak hale gelen borçları sebebiyle taraftarın nefretini kazanmayı başardı.

2007-2008 sezonu transfer döneminde, F. Torres, M. Skrtel, Lucas, R. Babel ve Benayoun gibi çok özel isimleri, makul fiyatlara transfer etme başarısını, ilerleyen yıllarda gösteremeyeceklerinin farkında değillerdi. 2008-2009 sezonunda transfere 71 milyon euro harcayan Liverpool yönetimi, bu transferlerden sadece 22,5 milyon euroluk Arjantinli milli oyuncu Mascherano’yu beğendirebildi taraftarına. 24 milyon euro gibi astronomik bir ücret ödenen R. Keane’nin, daha sezon bitmeden 6,3 milyon euro zararla Hotspurs’a geri verilmesi, yönetiminin gelecek sezonlarda neler yapabileceği konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyordu. 9 m. euroya alınan Dossena, 08-09 sezonunda 3,5 m. euroya Napoli’ye verildi. Takımın en önemli oyuncularından biri olan Xabi Alonso sadece 35 m. euroya R. Madrid’in yolunu tuttu. Ve yerini doldurmak amacıyla 20 m. euroya transfer edilen Aquilani, bir sezon Juventus, diğer sezon A.C. Milan’a kiralık gittikten sonra sadece 2 m. euroya Fiorentina’ya transfer olacaktı.

2010-2011 sezonunda yüksek miktarda borçlarla boğuşan Liverpool yönetimi, F. Torres’i en büyük rakiplerinden biri olan Chelsea’ye 58,5 m. euroya sattığını açıkladı. J. Mascherano, R. Babel, Benayoun gibi en iyi zamanında olan futbolcuların, başka kulüplere zararına satılması, taraftarı çılgına çevirdi. 2007 yılında satın aldıkları Liverpool kulübünün 157 milyon dolarlık borçlarından 98 milyon dolarını ödeme sözü veren, fakat her geçen gün kulübü daha çok borç batağına götüren milyarder ikilinin ipini, 41 milyon euro  gibi astronomik bir ücret ödenerek transfer edilen A. Carroll çekti. Bu sezon taraftarın gönlüne su serpen tek şey, Luiz Suarez transferi olacaktı…

2010 2011 sezonunun henüz ikinci ayında, milyarder ikili daha fazla dayanamadı ve kulübü sattıklarını açıkladılar. Bu bir kurtuluştu Liverpool taraftarına göre. Bir diriliş! Ama bu sezon değişen tek şey formanın göğüs reklamı olmuştu.

2011-2012 sezonu transfer döneminde 65,5 m. euro harcayan fakat taraftarı tatmin etmeyen isimleri kadrosuna dahil eden Liverpool’un yeni sahiplerinin, bonservis değerleri toplamı 72 m. euro olan 21 futbolcuyu, sadece 23 m. euroya elinden çıkartması, Liverpool taraftarında soru işaretleri yarattı. Bu soru işaretleri çok yakın zamanda tahmin edilen cevaba kavuşacaktı. Sezon sonu eli boş, hiçbir Avrupa turnuvasına katılamayan bir Liverpool vardı. Taraftarın sabrı kalmamıştı. Mutsuzlardı… Su gibi para harcanıyor, ama başarı gelmiyordu. Borç büyüyor, oynanan oyun küçülüyordu.

2012-2013 sezonunda büyük bir değişime gitmek isteyen Liverpool yönetimi, yine transfere harcayacak parayı buldu ve saçmaya devam etti. Chelsea 8.5 m euro gibi makul bir meblaya, İngiltere’nin gözde forveti Demba Ba’ yı transfer ederken, pek de başarılı bir performans ortaya koyamayan oyuncusu Sturridge’ı Liverpool’a 15 m. euroya, davullarla zurnalarla uğurladı. Bununla da yetinmeyen Liverpool, Joe Allen’a 19 m. euro, kadroya girmesi bile tartışılacak olan Borini için 13 m. euro harcaması yanı sıra, Milli oyuncumuzun 6 aylık kirası karşılığı ödediği 5 m. euro ile birlikte yine 65 milyon euronun üzerine çıkmayı başardı. 41 milyon euro harcanan A. Carroll, 51 maçta 10 gol gibi bir performans sonrası, hemen kiralık olarak gönderildi. Bununla beraber, taraftarın en sevdiği oyunculardan olan D. Kuyt’ un gönderilmesi de taraftarın canını sıkan başka bir husustu.

Liverpool 2007-2008 sezonu başından bugüne dek 435 milyon euro transfer harcaması yaptı. Karşılığında ne şampiyonluk, ne de göze hoş gelen, umut vadeden futbol..

Liverpool’dan bu sezon da bir başarı beklenmiyor. Onlar ne kupa, ne de güzel oyun bekliyorlar. Onlar Liverpool armasının, hak edecek yüreklerin üstünde durmasını istiyorlar. Onlar pahalı altın bidonlar görmek istemiyorlar..

fowler

Onlar kimleri mi görmek istiyorlar? Onlar God of Liverpool’u görmek istiyorlar. Gunners düellosunda, 153 saniyede hat-trick yapabilecek hırsa, yine bir Gunners maçında penaltı olmayan penaltı atışını, Seaman’a yuvarlayacak delikanlıyı görmek istiyorlar.

 

Onlar oldukça, Liverpool yalnız yürümeyecek; fakat Liverpool bu şekilde yönetildikçe, onlar hep yalnız yürüyecekler..

Can Uysal Can Uysal (8 Posts)

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı, Manchester City holigani. Rapaiç'i özler, Stoch'u izlerim. Çok çalıma girerim, hazır olun birazdan muzu içeri keserim.


Yorumlar

Bir cevap yazın

Unable to load the Are You a Human PlayThru™. Please contact the site owner to report the problem.